Anthony Hopkins denince akla önce “Kuzuların Sessizliği” ya da “Baba” gibi unutulmaz performanslar gelir; ama efsane oyuncu aslında dört yaşından beri piyano çalıyor ve altmış yılı aşkın süredir beste yapıyor. Şimdi 88 yaşında, kariyerinin en iddialı müzik projesini hayata geçirdi: “Life Is a Dream” albümü, ünlü şef Gustavo Dudamel ve Philharmonia Orkestrası eşliğinde kayıt altına alındı.
Albümün ağırlıklı bölümünü Hopkins’in imza türü olan valsler oluşturuyor. Sanatçı, müzikle kurduğu bu derin bağı geçtiğimiz günlerde şöyle özetledi: “Eğer yeterince zeki ve yetenekli olsaydım, müzik okurdum.” Bilenler biliyor, Hopkins yıllardır setlerde boş vakitlerini piyano başında geçirdiğini, hatta bazı film müziklerine kendi melodileriyle ilham verdiğini anlatıyordu; şimdi bu tutku, dünya çapında bir orkestrayla profesyonel bir albüma dönüştü.
Bu iş birliğine bayıldım desem yeridir — bir oyunculuk devinin, kariyerinin sonbaharında müzik dünyasına bu denli ciddi bir adım atması gerçekten ilham verici. Dudamel gibi bir ismin projeye dahil olması da albümün amatör bir merak değil, gerçek bir sanatsal iddia taşıdığının göstergesi. Kısacası, “Life Is a Dream” hem klasik müzik dinleyicisine hem de Hopkins’in sinema hayranlarına hitap eden nadir projelerden biri olacak gibi duruyor.
Siz olsanız, bir oyuncunun besteci kimliğine bu kadar geç yaşta bu kadar ciddi yönelmesini nasıl karşılardınız? 🎹
